25 Ağustos 2019
  • Trabzon24°C

EZAN OTOMATİĞE BAĞLANMIŞ!

Yer KULAK

12 Haziran 2019 Çarşamba 10:15

ezan.jpg  Çevre ve Şehircilik eski bakanlarından Erdoğan Bayraktar geçtiğimiz günlerde memleketi Trabzon’a geldi. Bayraktar’ın Ortahisar Bostancı Mahallesinde konutu var. Olayı Hakkı Emiroğlu anlattı.
  Bayraktar, birkaç gün önce ikindi namazı için Bostancı camisine gider. Ezan okunurken caminin kapısına yönelir. Kapı kapalıdır. Açmak için elleriyle yüklenir. Kapı kilitli. İmamın lojmanın kapısına yönelir. Lojmanın kapısını çalar. Kapıyı kimse açmaz. Erdoğan Bayraktar evine döner ve namazını kılar. Bostancı Camisi imamı meğer ezanı otomatiğe bağlamış. Köylerde, yaylalarda genelde kış aylarında, camilerin pek cemaati olmaz, namaz kıldırma memurları da vaziyeti idare eder. Kent merkezine yakın bir mahallede caminin kapısının kapalı olması gerçekten düşündürücü!

CHP Trabzon’da Bitmiştir!

CHP Trabzon il teşkilatının bayram sonrasında yaptığı toplantıda, yerel medyanın CHP’nin haberlerine yer vermediği gündeme gelmiş. CHP il başkanı ve yöneticiler, ‘Yerel medya bize ambargo uyguluyor’ mealinden serzenişte bulunmuşlar. CHP’nin aktif isimlerinden biri ise, ‘Yerel medyaya haber veriyor musunuz da şikayet ediyorsunuz’ demiş. chp-trabzon.jpg
Dün olayı anlatan bir parti yöneticisi, ‘CHP Trabzon’da bitmiştir. Ekrem İmamoğlu’na bile zarar verdiklerini düşünüyorum. Beylikdüzü Belediye Başkanı sayın Mehmet Murat Çalık’ın Trabzon’daki tutumu da bunu gösterdi’ dedi. 
Partilinin söylemi hayli iddialı… CHP Trabzon il yönetimi, aktif olmayabilir. Ancak, bitti söylemini abartılı bulduğumuzu belirtelim. CHP Trabzon teşkilatları yan gelip yatsa da Trabzon’da her zaman bir vekil çıkarır. Bu arada CHP Trabzon milletvekili Ahmet Kaya, İstanbul’daki Trabzon derneklerini ziyaretini sürdürüyor. Kaya, İstanbul’da iyi çalışıyor.

Zorluoğlu’na tam not!

 zorluoglu-2.jpg Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, sessiz ve ama derinden gidiyor. Başkan Zorluoğlu, Büyükşehir Belediyesini gerçekten yeniden kuruyor ve dizayn ediyor. Başkanın belediyedeki düzenlemesinden rahatsız olan partililer ve bazı üst düzey görevliler, başta kurumlara geçmenin yolunu aramaya başlamış. Başkan Zorluoğlu’nun, iki aylık dönemde şimdilik çoklarından tam not aldığını söyleyebiliriz.
Önce Ankara’ya sonra İstanbul’a gidecek!
once-ankara.jpgBeşikdüzü Belediye Başkanı Ramis Uzun, bugünlerde Ankara’ya gidecek. Ankara’da bazı temaslarda bulunacak olan Uzun, daha sonra İstanbul’a geçecek. Başkan Uzun, İstanbul da, Beşikdüzlülerle bir araya gelecek ve Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’na destek isteyecek. Beşikdüzü’nde parasız pulsuz bir belediye devir alan Başkan Ramis Uzun, işleri toparlamaya çalışıyor. 

KÖY ENSTİTÜSÜ VE ORKESTRA

 koy-esttitusu.jpg Sosyal medyada en fazla beğeni alan fotoğraflardan biri yıllar önce Trabzon Beşikdüzü Köy Enstitüsü öğrencilerinin oluşturduğu Türk Sanat Müziği orkestrası idi. Bir döneme damgasını vuran Köy Enstitülerinden, Türk köylüsünün konçerto çalan, roman, öykü, şiir yazan, ressam, heykeltıraş aydın, öğretmen yetişmişti.

**************

  Binali'nin televizyonda İmamoğlu'nun karşısına çıkmasının tek nedeni Binali'nin kaybedeceğini hepsinin bilmesidir.
  Televizyona çıkmaktaki beklenti ise belki şapkadan tavşan çıkar(!).
Kazanabileceklerine zerre inansalardı asla televizyona çıkmaz, çıkartılmazdı. Durum budur. 
(Temel Kahveci)

*******

   17 yıllık AKP iktidarı devrinde Türkiye'deki ana akım medya, 5N 1K'dan kaynaklanan kendine has rasyonalitesini kaybetti. Türk medyasında normal insanların benliğini yıkan Akit vebası yayıldı. Matematiksizlik, sebep sorgulamama, iftira, yalan haber, itibar suikastliği, şeref müfettişliği, gönüllü körlük vb. şeyler gırla. 
Artık ne, neden, nerede, nasıl, ne zaman ve kim diye soru sormak yok. Sebep sorgulamak yok. Ve kim sorusunda sadece bir kişi var. 
(Metin Kondel)

**************

Nereden nereye?

nereden-nereye-001.jpg  Bir yeni bayram fotoğrafının altına baba tarafından ikinci kuşak kuzenim sevgili Berrin Gultekin Olcay bir not yazdı. Bu not zihnimde beni aldı götürdü eski zaman günlerine. 
Sevgili Berrin yazdı ki;
Bayram harçlığı aldım. Bugün Hayriye hanım teyzeyi yâd ettim, teneke kutusundan verirdi bayram harçlığımızı, bana 75 kuruş, Hayri’ye 50 kuruş verirdi.
Ben de dedim ki:
Anısı onu hatırlayanların zihninde yaşıyor. Çok zeki bir kadındı. Ümmi idi. Kucağında 40 günlük dayım, elinde 3 yaşında annem, yanında kocası Üstürkiya'lı İzzet, ve İzzet'in annesi kayın validesi ile çıkmıştı seferberliğe. İzzet yani annemin babası olan dedem, Giresun'da gece uyurken Rus gemilerinin bombardımanı sırasında şoktan ölmüştü. Kaynanası oğlu ve kızı ile kayıkla ve yürüyerek Samsuna oradan yürüyerek Ankara'ya sığınmıştı. Bolşevik İhtilali nedeniyle Rus orduları Karadeniz ve Doğu Anadolu7dan çekilince, aynı şekilde yürüyerek, kayıkla Trabzon'a geri dönmüşlerdi. Kaynanası muhaceret sırasında ölmüştü. Trabzon'da dokumacılık yaparak çocuklarını büyüttü. Annem hafız oldu. Annemin hafızlık töreni için yaptırdığı rahleyi korudum. Bozburun'da. Annemin Osmanlı onay damgalı Mushaf'ını da koruyorum. Dükkanlardan iplik alıp, boyatıp, el tezgahlarında kullanılan mekiklerin içindeki masuralara sarıp, tezgah sahiplerine dokutturup tekrar mağaza sahiplerine satardı. Benim çocukluğumda ucunda demir yün tarama tarağının bulunduğu tahta, iplik çilelerinin etrafına yerleştirildiği döner kasnak (gelebe), bu iplik çilesinin masuralara sarılmasını sağlayan çıkrık evdeki dünyamın parçaları arasındaydı. Çıkrık, annemin ayak pedali ile çalıştırılan Singer dikiş makinasının pedal hareketini makinaya aktaran büyük çark gibi, konuşmaya başlamadan önce "gogil gogil" diye adlandırdığım dikkat çekici bir aletti. Annemin 1926 yılı faturalı dikiş makinası Bozburun'da sağlam duruyor. Ama çıkrık, kasnak ve yün tarağı annemler 1950'lerin sonlarına doğru, benim Kolejde olduğum bir ayda Ganita'daki evimizden Uzun sokağın başlangıcında Meydan Parkı'na bakan yeni evimize taşınırken çöpe atmışlar.
   Nereden nereye. Ümmi Hayriye hanım, nüfusu Birinci Dünya Savaşı öncesindeki en az 70,000 seviyesinden Cumhuriyetin ilk yıllarında 20,000 lere düşmüş Trabzon'da çarşı esnafının saygı duyduğu bir iş kadını olmuş, çocuklarını okutmuş, iç güveyi olarak evine gelen babama annelik yapmış, onun okur yazar bir iş adamı olmasına destek olmuştu. Babam ve anneannem, sabahları erken uyanırlar, ilk okul yıllarında ben okula gitmek için giyinir ve kahvaltı yaparken kumrular gibi bıcır bıcır konuşurlardı. Hep kıskanmışımdır bu yakınlığı çocukken.
(Prof.Dr. Yahya Sezai TEZEL)

 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.