15 Kasım 2019
  • Trabzon16°C

KUMPASIN ADI; ERGENEKON!

Dr. Hasan AKYÜZ

08 Temmuz 2019 Pazartesi 10:47

  Her Milletin tarihinde destanlar vardır. Bir Milletin sosyal yapısını anlamak istiyorsanız öncelikle destanlaşmış hikayelerine ve mitlerine bakmalısınız. Orada o Milletin yapısını, hassasiyetlerini, değerlerini, umutlarını ve acılarını görürsünüz. Ergenekon büyük bir Türk destanı olup destanlar içinde ayrı ve seçkin bir yeri vardır. Ergenekon Destanının Türk toplum yaşamında yüzyıllarca etkisi olduğu gibi günümüzde bile bazı Anadolu köylerinde birtakım gelenek ve görenekte kendisini göstermektedir. Ergenekon destanı zor zamanlarda Türk Milletinin bilinçaltını besleyen bir kahramanlık ve dirilme potansiyeli barındırır, zor zamanların psikolojik direnç noktalarından biridir. Ta ki 12 Haziran 2007 ye kadar…
   İddia edilen Ergenekon örgütüne yönelik ilk soruşturma 12 Haziran 2007'de Ümraniye'de bir gecekonduda 27 el bombası bulunması sonucunda başladı.  60 bin telefon dinlendi, 3 bin kişi hakkında takip yapıldı, Bin 360 kişi ifade verdi,588 kişi tutuklandı. 7 sanık ifadesini veremeden öldü. 7 sanık kansere yakalandı. Davada 44 gizli tanık vardı. Toplam sayfa sayısı 17 bini aşan 19 iddianame hazırlandı. Amaç Büyük Ortadoğu Projesinin önündeki en büyük engel olan Türk Ordusunun içindeki Avrasyacı subayları tasfiye etmek ve orduyu ele geçirmekti. CIA-FETÖ işbirliğiyle kurulan tam bir kumpas, kumpasın adı da Türk Milletinin en büyük destanı Ergenekon. Türk Milletinin çelikleşmiş ifadesi olan ordusunu fiilen çökertirken bilinçaltını da mümkün olduğunca dağıtmak ve zayıflatmak için ustalıkla bulunmuş bir isim “Ergenekon”. 
     1 Mart 2003’te TBMM’nin teskereyi reddetmesini ABD hiçbir zaman hazmedemedi ve “Türk ordusundan beklediğimiz liderliği göremedik” diyerek faturayı orduya çıkardığını çok açık bir şekilde ifade etti. Açıkçası ordu geçmişte ki alışılmış davranışın dışına çıkarak bu kez ABD nin diktiği elbiseyi giymeyi reddetmişti. İçimizdeki ABD beslemesi bir yazarın “Mevcut ordu dağıtılmalı, yeni bir Nizam-ı Cedit ordusu kurulmalı, jandarma bütünüyle lağvedilmeli” şeklinde saldırıları hala hafızalarda. Sonuçta tam bir CIA-FETÖ kumpası ile ordu tarumar edildi. Şemdin Sakık gibi bir teröristin gizli tanık olarak dinlenmesi, Genel Kurmay Başkanının terör örgütü kurmak suçundan müebbet hapse çarptırılması, Kaşif Kozinoğlu gibi kahraman bir subayın kendi ülkesinin hapishanesinde öldürülmesi ve daha pek çok cinnet durumlarını yaşadık maalesef.  
      Diz çöktürmek için ordumuzun en güçlü noktasını kullandılar; emre itaat. Hiç kimse kaçmadı, hiç kimse emre karşı gelmedi. Türk askeri her şart ve koşulda savaşmayı, gerekirse ülkesi ve milleti için canını vermeyi bilir. Savaşta mertçe dövüşür, düşmanın hilesine de hazır ve uyanıktır ama kendi içinden vurulmaya ve ihanete alışık değildir, düşmandan namertlik bekler ama kendi cenahından beklemez. Kaçmayı hele de emre uymamayı aklından bile geçirmez. Bu kumpas sürecinde kaçmak bir yana ülke dışında olanlar haksız yere hapse atılacaklarını bile bile emre uyup geldi ve teslim oldu. Hapishanede yanlışlıkla açık bırakılan kapıdan kaçabilecekken üzerlerine örtüp kendilerini kilitleyen onurlu ve şerefli Atatürkçü Türk subayları kendilerine komplo kurup yerlerine haksız olarak terfi ettirilen ve 15 Temmuzdaki darbede başarısız olunca ellerine geçirebildikleri askeri gizli belgelerle Yunanistan’a kaçmaya çalışan CIA uşağı FETÖ’cü hainlerden çok farklı ve şerefli yüksek kişilik taşıyorlardı.
     Bu kumpas (Ergenekon adını kullanmaktan imtina ediyorum) ve takip eden diğer kumpaslar 15 Temmuzu doğurdu. Orduya kurulan bu kumpaslar olmasa 15 Temmuzun olamayacağı kesin olarak söylenebilir. Bu gün Ergenekon davasının çöktüğünü ve suçlanan kişilerin beraat ettiğini (her şeye rağmen) memnuniyetle gördük. Fakat bir gecekonduda başlayıp Türk ordusuna bir savaşta açacağı yaralardan çok daha büyük yaralar açan bu kumpasın müsebbiplerine yakın bir gelecekte başka bir hukuki bakış açısıyla hesap sorulacaktır diye düşünüyorum. 
      Uydurma delillerle ve en büyük Türk destanının adını kullanarak Türk Ordusuna Kumpas kuracaksınız, kurulmasına yardım edeceksiniz, hayatlar sönecek, istikballer kararacak, vatanseverler tasfiye edilip hainlerin önü açılacak, o hainler 15 Temmuzda kudurmuşçasına insanımıza, meclisimize saldıracak ve müsebbibi olanlar elini yıkayıp bir tarafa çekilecek öyle mi? Hiç sanmıyorum…