21 Temmuz 2019
  • Trabzon24°C

KUYMAK İLE BOYOZ

Gürsel ÖZGÜR

01 Mayıs 2019 Çarşamba 09:41

  Kuymak; mısır unu, Trabzon tereyağı ve yöresel peynirden yapılan bir Karadeniz lezzeti. Kuymağı mıhlama (muhlama) adında da duymuş olabilirsiniz. Aslında ikisi de aynı lezzet. Yalnızca içindeki malzeme oranları kuymak ve mıhlama arasındaki farkı ortaya koyuyor.
  Mısır unu fazla olarak Trabzon’da yapılana kuymak, peyniri fazla olarak Rize’de yapılana mıhlama deniyor.
Boyoz ise İzmirlilerin 500 yıllık vazgeçilmezi olarak un, tuz, şeker, zeytinyağı ve su ile yapılan bir Ege lezzetidir. Özellikle, kuymak gibi kahvaltıların öncelikli bir seçeneğidir.
  İki ayrı Tarif de iki ayrı Yörede çok sevilerek yenen iki ayrı vazgeçilmez lezzetlerdir.
Geçenlerde bir etkinlikte ikisini de yan yana getirerek yedik.
Kuymağın Karadeniz’den İstanbul Boğazı vasıtasıyla, Boyozun Ege’den Çanakkale Boğazından geçerek Marmara’da vuslata ermesi gibiydi.
İki yağlı, sağlığa ne yarar ama!
Öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki adeta cennetten bir köşe. Dost, düşman tüm dünyanın gözü bizim topraklarımızda. Hiçbir şeye ihtiyacımız olmadan yaşayabileceğimiz, dünyanın kıskanacağı bir konumdayız.
Çalışmanın yanında tek bir şeye ihtiyacımız var aslında, milli birlik ve beraberlik içinde ortak ülkü etrafında birleşerek sevgiyi egemen kılmak ve toplumun değerlerinin çoğalmasına çaba sarf etmek…
Şurası çok açıktır ki; kutuplaşma, zıtlaşma, düşmanlık, nefret azaldıkça kenetlenir ve birleşerek kazanırız. Aslında bu birlikteliği esas sağlaması gerekenler de Ülkenin Yöneticileri, Siyasileridir…
Şimdi bir Türkiye İttifakı söylemi var, içi boş, nasıl doldurulacağına bakmak lazım. Siyasilere olan güvenin yok olması toplumun samimiyetsizliğini de yarattı. 
   Çoğunluk artık eski samimi ve sevgiyle dolu günleri mumla arar hale geldi, herkes maske takıyor gibi, samimiyetsiz, çıkarcı ve maddeci…
   Siyasilerin bu anlamda büyük sorumlulukları var, toplumu bir arada tutan değerlere sahip çıkarak, çatırdayan güven duygusunun onarılmasını sağlayacak davranışlarda bulunmak.
   Siyasilerin olduğu kadar, toplumun da bireysel sorumlulukları var. Bireyler de duyarlı ve bilinçli olmak zorundadır.
Yaşanmış bir olayı anlatarak, bilinç düzeyini takdirlerinize bırakacağım.
   Geçmiş zaman sanal ortamda bir arkadaşın teklifini kabul ederek ekledik. Bir gün şöyle mesaj geldi.
 ‘’ Bu kadar Cuma mesajı attım. Galiba senin Müslümanlıkla ilgin yok, en iyisi seni sileyim.
’’ Sanal bağımlılık mı, kültür seviyesi mi, dini bilgi eksikliği mi, anlayamadım. ‘’Ben Müslümanım, ama sen bunu sorgulama hakkını kendinde nasıl buluyorsun?’’ diye sordum.
Hiç tanımadığı birisine sanal âlemden klişe mesajlar atarak karşılığını beklemek ve olmayınca hakaret etme seviyesine düşmek nasıl bir ruh hali ki?
Aslında ben de ona şunu sormalıydım. 
’’Sen insan mısın?’’ 
Hoşgörü, tevazu ve gösterişten uzak dinimize maalesef bazı böyle şekilci ve istismarcılar çok zarar veriyor.
Mustafa Kemal Atatürk ’’Bizi yanlış yola sevk eden habisler(soysuzlar), biliniz ki çok kere din perdesine bürünmüşlerdir’’ derken dinimizin, akıl, fen, bilim ve mantığa uygun olduğuna özellikle dikkat çekmiştir.
  Dinin vicdan meselesi olduğunun farkında olanların, bu tür sorgulama düşünceleri ve icraatları olacağını da sanmam, aslında yapmayacakları da aşikârdır.
  Kuymak ve Boyoz, ikisi de yağlıdır ama birlikte yedik. Kültürlerin buluşması çok güzel oluyor. Mozaiğin her parçası, ortak amaç etrafında birleştiğinde mükemmel olmuyor mu? 
   Değişik tatlarla birleştirilerek oluşturulan çok sevdiğimiz mozaik pasta da öyle değil mi? 
   31 Mart Yerel Seçimler sonrasında uzun süren itiraz ve tekrar sayımlar toplum vicdanını rahatsız etmiş ve zedelemiştir. 
   Umarım; ülkede sarsılan güvenin derinleşmemesi, sorunun artmaması ve Adaletin sembolü olan Tanrıça Themis’in kemiklerinin sızlatılmaması adına seçimlerin yenilenmesi kararı çıkmaz. 
Milli birlik ve beraberlikler haksızlıklarda ve hukuksuzluklarda siyasi farklılıkları bir kenara bırakıp, unutarak birlikte, kol kola karşı çıkabilmekle sağlanır ki Türkiye İttifakı da budur işte…
Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.