08 Aralık 2019
  • Trabzon12°C

TEŞEKKÜRLER!

Yer KULAK

02 Aralık 2019 Pazartesi 09:41

   Gazetemizde meydana gelen yangının tahribatını azar azar gidermeye çalışıyoruz. Bazı afetler, doğal süreçte meydana gelir, kolay kolay önlemez. Ancak tedbiri alınır. Zarar mümkün olduğunca aza indirilir hatta zarara da uğramazsın. Japonya’da büyük depremler oluyor, ne binalar yıkılıyor ne de can kaybı yaşanıyor. Ama aynı deprem, tedbir almayan depreme dayanıklı konut üretmeyen ülkelerde olursa her yer dümdüz oluyor. Selde, mesela dere yataklarına bina yapılmasa veya heyelanlı bölgede yerleşim olmasa can kaybı olmaz. Yangın, olabilir. Ama sen tedbiri alacaksın. 
Gelelim, Kuzey Ekspres’in merkezindeki yangına… Evet, yangın elektrik kontağından çıktı… Ki, ofiste de kimse yoktu, can kaybı olmadı. İlk bakışta doğal bir kaza olarak görünse de aslında buna zemin hazırlayan işletme sahibi olarak benim. Bu özeleştiriyi kamuoyuna kolay kolay kimse yapmaz. Ama ben yapıyorum. Neden derseniz; Gazetenin bulunduğu bina Trabzon’un en eski çok katlı binalarından biri. Sağlam yapılmış. Her şey mükemmel. Dış görünüşte her şey güzel görünebilir ama detay da aynı güzellik var mı? Duvardaki döküntüyü, su borusunun paslandığını görebilirsin ama duvarın içindeki elektrik hattının ne kadar sağlam olduğunu bilemezsin. Bizim bilemediğimiz gibi! Binanın elektrik sistemi en az yarım asırlık. Yani miadını doldurmuş. Elden geçmesi, kontrol edilmesi gerekiyordu. Ettik mi? Etmedik! Elektrik prizlerine aşırı yüklenme oldu. İçten içe yandı ve bilgisayarları tutuşturdu. Bereket kapı pencereler kapalı idi, oksijen sirkülasyonu olmadı ve alev almadı.
  Elektrik mühendisleri ve elektrikçiler, eski yapıların elektrik sistemlerinin mutlaka elden geçirilmesini öneriyorlar… Ki bu olay ne kadar haklı olduklarını ortaya koydu. Tedbirini alacaksın! Bina sağlamdır, bir şey olmaz demeyeceksin. Ve hepsinden önemlisi kesinlikle sigorta yaptıracaksın. Biz dersimizi aldık, sizde vakit kaybetmeden önleminizi alın!
                                                           *********

  Bu kaza sonrası yüzlerce kişi aradı. Arayanların önemli bir bölümünün ismini bu köşede yazdık. Maalesef yinede unuttuğumuz isimler oldu. Mesela eski belediye başkanı Hasan Melek, işadamı Zekeriya Vardaloğlu, Şener Eyüboğlu, İskender Günen, Bülent Şahinkaya, emekli hakim Mazlum Kurtoğlu, Ayhan Taflan, Cahit Erdem gibi….
Bizi tanıyıp ve olayı duyup da aramayanların sayısı inanın iki elin parmak sayısı kadar yok! Onlar da muhtemelen ya bir haberden ya da eleştirilerimizden kızmıştır bize!  
Arayan, her tür desteği veren tüm dostlarımıza, arkadaşlarımıza, okurlarımıza ve Trabzonlulara tekrar şükranlarımızı sunuyoruz.
Ve son teşekkürümüz de, gazete idarehanesini bize açan Taka Gazetesi’nin sahibi Zeki Sancak’a,  yöneticilerine ve personeline… Sağolsunlar var olsunlar…

Hasan KURT

                                                  ******************

   Kalepark hikayesi!

  Trabzon kent merkezinin bir dönemler en gözde mekanlarından biri tarihi Kalepark’tı. Mekan adı üzerinde asırlar önce küçük bir kale olarak yapılmıştı. Venedik ve Cenevizliler tarafından yapılmış, Osmanlı imparatorluğunun son dönemlerinde önce valinin karargahı, 1900’lü yılların başında bir bölümü hapishane olarak da kullanılmıştı. kalepark-003.jpgDenizden 20-30 metre yükseklikteki alanın batı ve güneyi surlarla çevrildiği için adı sonraları Kalepark olmuştu. 
Kalepark’ın detaylı tarihçesini bir kenara bırakalım ve işi ve de işini bilen gazeteci Ali Savaş kardeşimizin, ‘Kalepark halka açılsın’ kampanyası ile ilgili görüşümüzü aktaralım.
Kalepark, Milli Savunma Bakanlığına ve dolayısıyla askeriyeye tahsis edilmiş bir alan.
   Kalepark’ın; halka açık, köftecilerin, büfecilerin, çay bahçesi işleticilerine tahsis edilmesi için önce Milli Savunma Bakanlığından, mülkün sahibi Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçmesi gerekir. Yani tahsisin kaldırılması lazım. 
Vakıflar Genel Müdürlüğü, parkı aldıktan sonra, Ganita’daki çay bahçesi gibi ya birilerine kiralayacak ve ENSAR, TÜRGEV, Yavuz Selim Vakfı gibi kurumlara verecek. Ali Savaş’a göre Kalepark böylece halka açılmış olacak…
Ve ayrıca, eskiden Trabzon kent merkezinde Beşirli ve Ganita hariç öyle kayda değer park- bahçe de yoktu. Ve ulaşım sorunu da vardı. Bugünkü gibi herkesin otomobili de yoktu. Bugün insanlar sabah kahvaltısını bile ilçelerde ve çevredeki mekanlarda yapıyor. Ve kent büyüdü.  Kaşüstü’nden, Yalıncak’tan, Çukurçayır’da vs. oturan insanlar, bir çay içmek için değil belki merak için yılda bir kez Kalepark’a giderler. Bir de Kalepark’ın otopark sorunu var. Park’taki otopark en fazla 10 araçlık. Ayrıca, Kalepark’a, İskele caddesinden dar bir sokaktan gidiliyor. Bölgede trafik yoğun. 
Ve sonuç olarak Kalepark askerlerden alınsa ve halka açılsa bile pek gideni olmaz. İlla açılsın deniyorsa, o zaman Büyükşehir Belediyesine verilsin. Büyükşehir Belediyesi orada parkı ile bahçesi ile restoranlarıyla dört dörtlük bir turistik tesis yapabilir ve işletir. Buna da diğer işletmeler tepki gösterir!

Gülbaharhatun Türbesi!

1514 yılında yapıldı.
Aynı zamanda 22 yıl Trabzon Valiliği yapan Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim Han'ın annesi Gülbaharhatun'un türbesi...gulbahar.jpeg Trabzon'daki  en nadide  Osmanlı /Türk/İslam eserlerinden Gülbaharhatun Camii'ninde içinde bulunduğu  külliyeden kalan Gülbaharhatun Türbesi ne yazıkki  hergün egzos dumanları ile karşı karşıya.
Kentin  en yoğun trafiğinin yaşandığı bu kesimde türbe ile yol arasında ancak bir kişinin geçebileceği yaya geçidi var.
Yoğun dumanla türbenin orjinal taşları çabucak kirlenip kararıyor. Geçtiğimiz dönemlerde taşlar silindi. Ama bu sefer de zımpara ile silinince taşlarda incelme meydana geldi. Asırlık ecdat yadigarı Trabzon için manevi önemi büyük türbe malesef yol kenarında giderek hırpalanıyor.
Türbeyi kaldıramayacağımıza göre yolu trafiğe kapatmak gerekirse kapatalım.
Trafik ne olacak derseniz... Yarım kalan işi  tamamlayalım. Erdoğdu’ya sahilden gelen altgeçidi ilerletip Erdoğdu yolundan çıkartalım... Mevcut yolu da parka katalım. Atapark’ta büyür... Olmaz  demeyin... Biz  gemileri karadan yürütüp İstanbul'u fetheden Marmara’nın altından yol yapıp karşıya geçen neslin  çocukları değil miyiz...?
Niyetlenelim olur. ..
Bizden söylemesi...Artık kim ilgilenirse...
(İsmail KANSIZ)

Sağlık Olsun!

 saglik-olsun.jpg Baş dönmesi(vertigo) ya iç kulaktan ya da beyinden kaynaklanır. İç kulaktan kaynaklı tehlikesiz kabul edilen baş dönmeleri yatakta sağa sola dönerken veya yerden bir şey alırken meydana gelir. Birkaç saniye veya dakika sürer. Daha çok sabahları olur, gün içinde gittikçe azalır. Bulantı ve kusma olabilir. İşitme kaybı ve kulak çınlaması olmaz. Bu tür baş dönmesinde (beyinle ilgili olanda değil) baş dönmesini tetikleyen hareketler yapılırsa, baş dönmesi yorulur, daha erken geçer. Hareketsiz yatmak baş dönmesinin iyileşmesini uzatır. Bu tür baş dönmeleri ilaçla tedavi edilmez, kendiliğinden geçer. Birkaç hafta veya ay sürebilir. Bir zaman sonra tekrar edebilir.
(Dr. Kemal KÜÇÜKALİ)

 

 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.