08 Aralık 2019
  • Trabzon12°C

TRABZON’DAN ÖYKÜSEL PORTRELER NİYAZİ TARAKÇIOĞLU

MEHMET KUVVET

30 Kasım 2019 Cumartesi 15:19

1920’nin şubatında Ortahisar’da doğdu.
Akçaabatlı marangoz ustası, Hasan ustanın oğludur.
İlkokulu Kemerkaya Rum Metropolithanesi’nin evinde açılan Tatbikat Mektebi’nde okur. Başında kâğıttan huni, cebinde kuş lastiği ile mezun olur.
Mezun olduğunda okul; daha önce askerlik şubesi, şimdi ise Devlet Tiyatrosu İdari Binası’na taşınır.
c81f17be-e734-4f3d-9c00-4c52da4b0aaa.jpgOrtaokulu Trabzon Merkez Postanesi karşısındaki eski İskender Paşa İlköğretim Okulu, yani şimdiki Ortahisar Milli Eğitim Müdürlüğü binasında bitirir. Sonrasında Trabzon Ticaret Lisesinden, Beden Eğitimi Öğretmeni Hüseyin Avni Aker ve Fransızca öğretmeni Akif Saruhan’ın öğrencisi olarak mezun olur.
Yaşamının büyük bir kısmı bankacılık sektörüne hizmetle geçer.
Ortaokulda amcası sayesinde edebiyata ilgisi artan kahramanımız hece vezni ile şiirler yazmaya başlar. Ayrıca düz nesirler, makale, röportaj, fıkra, hikayeler yazar. Yazdıklarının kitaplaştırılmasına ömrü yetmez, akciğer kanserine yenik düşer. Yazı ve şiirlerinden bazıları ölümünden sonra kitaplaştırılır.
Kahramanımız edebiyatın yanı sıra tiyatro, folklor, avcılık ve değişik sporlarla ilgilenmiştir.
Avcılığa çocuk yaşta sapanla başladığını söyleyen kahramanımız; arkadaşlarıyla Kuzgundere’de çulluk, Değirmendere’de ördek ve bıldırcın avladıklarını söylemiştir.  
Arkadaşı Dr. KrinoKafato’nun söylemiyle; sırıkla atlama şampiyonu, komiklerin kralı, İdman Ocağı’nın vefakâr futbolcusu, tenis yıldızı, Karadeniz güreş birincisi, halk şairi,

ZiyadNemli’nin söylemiyle; 1940’lı yıllarda güzel danslarıyla pistlerin aranan siması, tatlı, esprili anlatıcısıdır kahramanımız.
Gazetelerde köşe yazarlığı yaptığı sıralarda Başbakan olan Trabzonlu Hasan Saka’ya Demokrat Parti kurucularından Kemal Atak başbakanlıktan istifa etmesi anlamında “ÇEKİL” diye telgraf çeker. Bunun üzerine Niyazi Tarakçıoğlu köşe yazıları yazdığı Halk Gazetesi’nde küçük bir fıkra yazar; “Çekildim, 67 okka geldim.” Hasan Saka’nın ağzından yazılan bu fıkra bugün bile bazı hafızalarda hala sıcaklığını korumaktadır.
Kahramanımızın hafızalarda kalan “Trabzon Manileri” adlı şiirinden başka, horon gösterileri öncesi okunan “Horonum” isimli şiirinin tadı bir başkadır.
 
Horonum
Horon, bu tek kelime, neler ifade etmez,
Yüzlerce mısra yazsam, onu tarife yetmez.
O, güzel yurdumuzun, bir bölgesi demektir,
Horon bu bölge için, su, hava ve ekmektir.
Onsuz tarla ekilmez, onsuz biçilmez başak,
Onsuz fındık toplamaz, kara zıpkınlı uşak.