25 Ağustos 2019
  • Trabzon24°C

TTSO’NUN GÖSTERİŞ İFTARI!

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) yönetimi bir yandan üyelerden aidat alamadığından yakınırken diğer yandan on binlerce liralık iftar veriyor.

TTSO’nun gösteriş iftarı!

26 Mayıs 2019 Pazar 12:55

TTSO’nun, Trabzon üst düzey protokolü, daire amirleri ve oda meclis üyelerine verdiği iftarı, TTSO’ya aidat ödeyen çoğu üye gösteriş iftarı olarak değerlendirdi. Belediyelerin iftar programlarının siyasi şova yönelik olduğunu belirten TTSO üyesi, “Beş yıldızlı otellerde, restoranlarda yüzlerce kişiye verilen iftarın parasını, iftarı verenler değil kurum ve kuruluşlar ödüyor. Belediyelerde de aynı durum” dedi. TTSO üyesi, oda ve derneklerin birçoğunun iktidara şirin görünme için veya iktidardan korkarak iftar verdiklerini ileri sürdü.

 

Aşık vekilliği özlemiş!

Trabzon eski milletvekillerinden Eyüp Aşık milletvekilliğini özlemiş. AKP’nin kuruluş aşamasında partide yer almayan daha sonra bu partiye yakınlaşan Eyüp Aşık, geçenlerde Hakkı Emiroğlu’na, milletvekilliği için önümüzdeki dönem yeniden şansını deneyeceğini ima etmiş. Emiroğlu, Aşık’ın son dönemde AKP’den aday adayı olmasına ve partinin bir çok etkinliğine katılmasına rağmen, bakanlıklarda iş yaptıramadığını söyledi.

 

Ahmet Kaya’ya eleştiri!

CHP Trabzon Milletvekili Ahmet Kaya’nın sesinin soluğunun çıkmadığını, teşkilatta ve genel merkezde yaptırım gücü bulunmadığını söyleyen etkili bir partili, “Haluk Pekşen vekilken, yanlışlıklara, hukuksuzluklara karşı konuşurdu, gittiği her yerde ilgiyle karşılanırdı, Ahmet Kaya ise sanki kolej talebesi. Adı sanı duyulmaz oldu’ dedi.

Ahmet Kaya her ne kadar bazı CHP’liler tarafından eleştirilse de, TBMM’de Trabzon’un sorunlarını gündeme getiriyor. Soru önergesi veriyor, TBMM kürsüsünde konuşuyor.

 

İstanbul’da çalışacak!

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’na destek vermek için mega kentte karargah kuracakmış. Hüseyin Örs’ün İstanbul’da geniş bir çevresi olduğunu söyleyen İYİ Parti Ortahisar Belediye Meclis üyesi Derviş Köz, “Hüseyin Hoca, KTÜ’de okuyan ve mezun olup İstanbul’da yaşayan öğrencileri ile görüşüyor, İmamoğlu’na destek vermelerini istiyor. Hüseyin Hoca, bayramdan sonra İstanbul’un altını üstüne getirecek” dedi.

 

***

İran'ın büyük sanatçısı Marzieh'i (1924-2010) tanıyor musunuz? 1979’da Mollalar İran’ı ele geçirince kadınların şarkı söylemesini yasakladılar. Marzieh 15 yıl çiftliğinde inzivaya çekildi. Şarkı söylemeyi unutmamak için “kuşlara, derelere, ağaçlara ve çiçeklere" şarkı söyledi. 1995'te Paris'e gitmişken Mollalar rejimine muhalefet hareketine katıldı.

Mollaların inandıklarını iddia ettikleri "tanrı" eğer her birinde trilyonlarca yıldız sistemi vesaire olan trilyonlarca galaksinin bulunduğu "Kainat"ı yaratmış olması gereken bir tanrı ise, kadından korkmalarını böyle bir "tanrı"nın emri olduğunu iddia etmeleri böyle bir "tanrı"ya hakarettir. (Yahya Seza Tezel)

***

Askerliği parası olana zorunlu olmaktan çıkaran İslamcı AKP ve partneri ticari Türkçü MHP, fakir çocuklarına zorunlu bıraktıkları askerliği kırpa kırpa TSK'yı imhanın eşiğine getirmelerinden utanacakları yerde ‘kadınlar askerlik yapsın’ diyorlar.

Türk kadınları gerektiğinde silahı alır askerinin yanında vatan korumasını bilir de, onlar askerlik yaparken AKP ve MHP'liler Suriyelilerle birlikte plajlar ve millet bahçeleri denilen AKP kamplarında sarılıp yuvarlanıp, yan gelip yatacaklar herhalde! Askerlik erkek için okuldur ve bakın görün TSK'yı imha edemeyecekler! (Metin Yılmaz)

 

***

Anlamayana anlatamazsın!

Anlamayana, hele anlamak istemeyene anlatamazsın. Dört cephede penceresi olan bir ev düşünün. Her penceresinden ayrı manzara gözükür. Baktığınız tek pencere ile bulunduğunuz yeri tanımlayabilir misiniz? Sadece dörtte birini görebilirsiniz. Her pencereden gördüğünüzü ancak birbiri ile tamamlayarak tam bir tarif oluşturabilirsiniz.

Anlamak istemeyen kendi penceresinden gördüğünden başka dünya yok der. Anlamak isteyen dört tarafın görüntüsünü elde etmek ister. Sosyal hadiseler ve elbette tarih tek pencereden görünenle izah edilemez. Veriler toplanır, her bir veri karşıtı ile mukayese edilir, yorumlanır ve bir tez oluşturulur. Buna rağmen yine de tam bir realiteden söz edilemez, çünkü içinde az çok yorum vardır. Ve genellikle tarih ”egemenin tarihidir”. Kanuni’nin Zigetvar kalesini zapt etmesinden bahseder ama Tonya’nın yaylasından tımarlı sipahisi Mehmet’in karısını ve çocuklarını özlemi içindeyken, bir okla öldürülerek kale önünde gömülmesini kimse yazmaz. Muhteşem Süleyman’la gurur duyar ama aynı devirde bir Hollanda vatandaşının aylık gelirinin altı Osmanlı vatandaşı kadar olduğunu umursamaz.

Osmanlı Türk Milletini altı asır yüceltti diye gurur duyanlar, Türk kanının Osmanlı tarafından kendi memaliklerini genişletmek için dört kıtada su gibi akıtıldığını düşünmezler bile. Aslında Zigetvar kalesinin fethi yani “egemenin” tarihi değil dul kalan Fadimelerin acısıdır, gerçek olan. Burada din devreye sokulur ve bedava cennet vaadi yani şehadet şerbeti içirilir yok yere öldürülenlere. Hem Türk kanını su gibi akıt, hem Türk coğrafyasını sömür, hem devletin bütün üst makamlarını gayrı Türk unsurlardan oluştur, hem de Etrak-ı biidrak Türk’ün seninle gurur duymasını sağla. İşte Osmanoğullarının gerçek başarısı budur. Ve yok olup gittikleri halde hala kendileri ile gurur duyanlar var. Evet, Osmanlı bizim geçmişimizdir ama eli kanlı geçmişimizdir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün bence asıl devrimi Osmanlı’yı tarihe gömmesidir. Bu milletin sırtında asırlardır kene gibi kan emen saltanat, yönetim hakkını gasp ettiği milletin bir ferdi olan Atatürk sayesinde kendini yönetme hakkına kavuşmuştur. Cumhuriyeti görüş açım böyle. Osmanlı hayranları bir de bu açıdan bakın tarihe.

Gerçek devrim budur. Sultanın kulu değil Allah’ın kulu ve reaya değil bir devletin vatandaşı olmak.

Anlamayana anlatamazsın! (M. Haydar Ustaoğlu)

 

***

Yoksullaştırılmış toplumlar zulme direnç göstermediği gibi zulüm artıkça yoksul zulmedeni daha çok alkışlar ve savunur hale gelir. Direnci yoksullar değil, yoksulluktan kurtulma ümidi olanlar gösterir.

İstanbul’un şifresini böyle çözmeye çalışın. İmamoğlu ümidi artırmış ve kitlelere bir inanç katmıştır. Bu inancı daha büyütmek ümidiyle İmamoğlu’na başarılar dilerim.

Zalim, terbiyesizdir. Cesur hiç değildir ama elindeki gücü acımasızca kullanma becerisine sahiptir. Yalan, dillerinde en gerçekten daha gerçektir ve bunu söylerken de hiç utanmazlar. (Temel Kahveci)

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA